Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

İslâm Ahlâkı - 22

AYBLANMAK KORKUSU -1
 
4- Kalb hastalıklarının dördüncüsü, insanların kötülemelerine, çekişdirmelerine, ayblamalarına üzülmekdir. Küfr-i cühûdîye sebeb olan şeylerin üçüncüsü, insanlardan utanmak ve başkalarının kötülemelerinden, ayblamalarından korkmakdır. Ebû Tâlibin kâfir olmasının sebebi budur. Ebû Tâlib, hazret-i Alînin "radıyallahü teâlâ anh" babasıdır. Resûlullahın "sallallahü aleyhi ve sellem" amcasıdır. Resûlullahın Peygamber olduğunu biliyordu. İnsanların kötüliyeceklerinden korkarak ve ayblıyacaklarını düşünerek, îmân etmedi. Ebû Tâlib ölüm döşeğinde iken, Resûlullah "sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem" onun yanına gelerek, (Ey amcam! Sana şefâ'at edebilmekliğim için, lâ ilâhe illallah söyle!) buyurdu. Cevâbında, (Ey kardeşimin oğlu, doğru söylediğini biliyorum. Lâkin ölüm korkusu ile îmâna geldi denilmesini istemem) dedi. Beydâvî tefsîrinde, Kasas sûresinin (Sevdiklerini hidâyete getirmek senin elinde değildir)meâlindeki, ellialtıncı âyet-i kerîmesinin bu zamân indiği bildirilmişdir. Bir rivâyete göre, Kureyş kâfirlerinin ileri gelenleri, Ebû Tâlibin yanına geldiler. Sen, bizim emîrimizsin, sözlerin başımızın üzerindedir. Fakat, senden sonra, Muhammed ile "aleyhissalâtü vesselâm" aramızda düşmanlığın devâm edeceğinden korkuyoruz. Ona söyle! Dînimizi kötülemesin, dediler. Ebû Tâlib, Resûlullahı "sallallahü aleyhi ve sellem" yanına çağırdı. İşitdiklerini söyledi. Resûlullahın, onlar ile sulh yapmıyacağını anlayınca, müslümân olacağı anlaşılacak ba'zı şeyler söyledi. Bunları işitince, amcasının îmân etmesini istedi. (İşitenler bana dil uzatacaklarından korkmasaydım, îmân ederdim. Seni sevindirirdim) dedi. Öleceği zamân, bir şeyler söyledi. Bunları işitebilmek için, Abdüllah ibni Abbâs "radıyallahü teâlâ anhümâ" yanına yaklaşdı. Îmân etdiğini bildiriyor dedi. Ebû Tâlibin îmân etdiği şübhelidir. Ehl-i sünnet âlimlerine göre, îmân etmedi. İmâm-ı a'zam Ebû Hanîfe "rahime-hullahü teâlâ", Ebû Tâlib kâfir olarak öldü demişdir. Hazret-i Alî "radıyallahü anh", Resûlullaha gelerek "sallallahü aleyhi ve sellem", dalâletde olan amcan öldü dedikde,(Yıka, kefen içine sar ve defn et! Men' olununcaya kadar onun için düâ ederiz) buyurdu. Birkaç gün evinden çıkmıyarak, onun için çok düâ etdi. Eshâb-ı kirâmdan ba'zıları bunu işitince, onlar da, kâfir olarak ölmüş olan akrabâları için düâ etmeğe başladılar. Bunun üzerine, Tevbe sûresinin,(Peygamber ve îmân edenler, akrabâları olsalar da, müşrikler için istigfâr etmemelidirler) meâlindeki yüzondördüncü âyet-i kerîmesi nâzil oldu.
 
-devamı var-
 

İSTATİSTİKLER

Bugün:1,841
Dün:3,404
Bu Ay:58,156
Toplam:13,174,973
Online Ziyaretçiler:7
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842