Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

İslâm Ahlâkı - 52

KİBR - 1

12 - Kalb hastalıklarının onikincisi (Kibr)dir. Kibr, kendisini başkasından üstün görmekdir. Kendini ondan üstün görmekle, kalbi râhat eder. (Ucb) da kendini ondan üstün bilmekdir. Burada başkasını düşünmez. Kendini ve ibâdetlerini beğenir. Kibr; kötü huydur. Harâmdır. Hâlıkını, Rabbini unutmanın alâmetidir. Çok din adamı, bu kötü hastalığa yakalanmışdır. Hadîs-i şerîfde, (Kalbinde zerre kadar kibr bulunan kimse Cennete girmez) buyuruldu. Kibrin aksine (Tevâdu') denir. Tevâdu' kendini başkaları ile bir görmekdir. Başkalarından dahâ üstün ve dahâ aşağı görmemekdir. Tevâdu', insan için çok iyi bir huydur. Hadîs-i şerîfde, (Tevâdu' edene müjdeler olsun) buyuruldu. Tevadû' sâhibi, kendini başkalarından aşağı görmez. Zelîl ve miskîn olmaz. Mâlını halâldan kazanıp çok hediyye verir. Âlimlerle ve fen adamları ile tanışır. Fakîrlere merhamet eder. Hadîs-i şerîfde, (Tevâdu' eden, halâl kazanan, huyu güzel olan, herkese karşı yumuşak olan ve kimseye kötülük yapmayan, çok iyi bir insandır) ve (Allah için tevâdu' edeni, Allahü teâlâ yükseltir) buyuruldu. Tekebbür edene, ya'nî kibr sâhibi olana karşı tekebbür etmek câizdir. Allahü teâlâ, kullarına karşı mütekebbirdir. Allahü teâlâ, kibriyâ sâhibidir. Kibr sâhibine tekebbür etmek, sadaka vermek gibi sevâbdır. Kibr sâhibine karşı tevâdu' eden kimse, kendisine zulm etmiş olur. Bid'at sâhiblerine ve zenginlere karşı da tekebbür etmek câizdir. Bu tekebbür kendini yüksek göstermek için değildir. Onlara ders vermek, gafletden uyandırmak içindir. Harbde düşmana karşı tekebbür etmek sevâbdır. Bu tekebbüre (Huyelâ) denir. Sadaka verirken, neş'e ve sevinç ile karışık tekebbür etmek lâzımdır. Sadaka verenin tekebbür etmesi, fakîre karşı değildir. Verdiği mâlı küçültmekdir. Mâla kıymet vermediğini gösterir. Hadîs-i şerîfde, (Veren el, alandan yüksekdir) buyuruldu. Riyâ, gösteriş yapanlara karşı da tekebbür etmek câizdir. Kendinden aşağı olanlara karşı tevâdu' göstermek iyi ise de, bunun ifrâta kaçmaması, ya'nî aşırı olmaması lâzımdır. Aşırı olan tevâdu'a (Temelluk) denir. Temelluk, ancak üstâda ve âlime karşı câizdir. Başkalarına karşı câiz değildir. Hadîs-i şerîfde, (Temelluk, müslimân ahlâkından değildir) buyuruldu. Şi'r:

Mu'allim ile tabîbe
temelluk etmek lâzımdır.
Biri bâtın, biri zâhir,
tedâvîsine hâdimdir.


- devamı var -

İslâm Ahlâkı

İSTATİSTİKLER

Bugün:1,186
Dün:1,391
Bu Ay:29,056
Toplam:13,583,857
Online Ziyaretçiler:4
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842