Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

Peygamber Efendimiz - Mûcizeleri - 31

HABBÂB'IN AŞKI
 
Bir yehûdî âlimi ve bir de oğlu vardı.
Güzel yüzlü çocuğun "Habbâb" tı hem de adı.
 
Bir gün bu, babasının odasına girince,
Gizli bir "Sandık" görüp, meraklandı iyice.
 
Üstelik kilitliydi, açınca onu hemen,
Odaya "Nûr" fışkırdı o sandığın içinden.
 
Çok büyük hayret verdi bu hâdise Habbâb'a.
Düşündü: "Bu gördüğüm, bir rüyâ mı acabâ?"
 
Daha sonra sandıkta, sayfalar gördü birden.
O "Nûr", fışkırıyordu üstteki sahîfeden.
 
Onda yazılıydı ki: (Resûlullah Muhammed,
Allah'ın Habîbi ve Peygamberidir elbet.
 
Onun kitâbı, Kur'ân, islâmdır dîni ise.
Ne mutlu Onu görüp, îmân eden kimseye.)
 
"Habbâb" bunu okuyup, "Resûl"e oldu âşık.
Onun için yanmaya başladı kalbi artık.
 
O, kendi kendisine şöyle diyordu ki hep:
(Ey Allah'ın Habîbi, nerdesin şimdi acep?)
 
Ağlamaya başladı sonra da birdenbire.
Ve kendinden geçerek, bayılıp düştü yere.
 
Bir nice zaman sonra, kendine geldi lâkin.
Babası onu görüp, sordu ki: (Ne bu hâlin?)
 
Dedi ki: (Babacığım, ben, son Peygamber olan,
Hazreti Muhammed'e oldum âşık ve hayrân.)
 
Vurulmuşa dönmüştü babası birdenbire.
Onu dövüp, hapsetti karanlık, dar bir yere.
 
"Habbâb" ise orada, hep duâ ediyordu.
(Yâ rabbî, Habîbini bana göster) diyordu.
 
O esnâda gâibten, duydu şöyle bir nidâ:
(Ey Habbâb, Resûlullah şimdi bu yakınlarda.
 
Eğer Onu görmeyi çok arzû ediyorsan,
Şu yöne doğru yürü, başka yere sapmadan.)
 
"Habbâb" bunu duyunca, kapıldı bir sevince.
Çıkıp, o yöne doğru yol katetti bir nice.
 
İlâhî irâdeyle o yöne gidiyordu.
Sanki Resûlullah'a doğru çekiliyordu.
 
Nihâyet "Medîne"ye geldi o aynı günde.
Yorulmuştu, oturdu bir kapının önünde.
 
Ev sâhibi, Habbâb'ı gördü ve sordu hemen:
(Sen kimsin, nerden geldin, üzgünsün acep neden?)
 
Dedi ki: (Nasıl geldim, ben dahî bilmiyorum.
Lâkin son Peygamberin izini arıyorum.)
 
Anladı o sahâbî Habbâb'ın bu hâlini.
Dedi: (Ben biliyorum Allah'ın Habîbini.)
 
Ve götürdü Habbâb'ı Resûl'ün huzûruna.
Kavuştu en nihâyet bir âşık, mâşûkuna.
 
Nasıl şükredecekti, onu bilemiyordu.
Gözlerinden sel gibi göz yaşı iniyordu.
 
Nihâyet çok sevdiği Resûl'ün huzûrunda,
Îmânla şereflenip, eshâbtan oldu o da.
 

 

İSTATİSTİKLER

Bugün:829
Dün:1,549
Bu Ay:23,741
Toplam:13,491,186
Online Ziyaretçiler:3
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842