Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

Pınardan Damlayanlar - 239

Dîne hizmet etmek bir şirket gibidir, buraya ismini dâhil etmek gerekir. Hizmete iştirak edenlere bir pay düşer. Hizmetde ismi olmayanlar ahiretde çok pişman olur.

Karınca İbrahim 'aleyhisselamın' ateşinin sönmesi için su taşıyormuş. Senin taşıdığın bu su ile hiç ateş söner mi demişler. Karınca da demiş ki; Ben de ateşin sönmeyeceğini biliyorum, ama ben tarafımı belli ediyorum. Yusuf 'aleyhisselam' köleymiş ve pazarda satılıyormuş, ama çok da güzelmiş. İnsanlar cüzdanlarını doldurmuş onu satın almaya gidiyorlarmış. İhtiyar bir kadın da üç tane eski ipi boynuna asmış, onunla satın alacakmış. Sen dur bakalım, bütün zenginler, padişahlar bu köleyi satın almaya geliyor, sen de bu üç tane iple mi satın alacaksın demişler. O da demiş ki; İsmim yazılsın yeter. Süleyman 'aleyhisselam' da hem Peygamber hem de padişahmış. Her yerden hediyeler geliyormuş. Bir karınca da bir çekirge bacağını kapmış, Süleyman 'aleyhisselamın' sarayına gitmiş. Karıncaya, nereye gidiyorsun demişler. Hediyemi götürüyorum demiş. Sen dalga mı geçiyorsun? Herkes büyük hediyelerle gelirken, sen bu çekirge bacağını mı götüreceksin demişler. Karınca; orada bacağa bakmayacaklar, kim hediye getirdi diyecekler, listeye girmek için gidiyorum, ismimi listeye yazdırayım yeter demiş.

Dolayısıyla, Ehl-i sünnet itikadını anlatan bir kitabı alıp, başkalarına vermelidir. Çünki bu dinin iki tane ayağı vardır. Birincisi öğrenmektir, ikincisi de öğretmektir. Eğer bize ecdadımız dinimizi öğretmeselerdi, biz şimdi kim bilir ne olurduk? Eğer onlar canlarıyla, mallarıyla kanlarıyla, bol fedakârlıklar göstermeselerdi, hiç birimiz islamiyyeti bilemezdik. Peki, bizden sonra gelecek olan nesiller; sizler bize bunları niçin öğretmediniz derlerse halimiz ne olur? Onun için az da olsa bir şeyler yapmalıyız.

İSTATİSTİKLER

Bugün:853
Dün:1,515
Bu Ay:17,244
Toplam:13,611,162
Online Ziyaretçiler:2
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842