Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

Pınardan Damlayanlar - 305

Bir büyük zata, sen nasıl evliya oldun demişler. Buyurmuş ki; "Birgün ben duvarcı ustasını çırağı ile beraber çalışırken gördüm. Elindeki tuğlayı bırakmadan, çırak başka bir tuğla vermiyordu. Usta elindekini bırakınca çırak yeni bir tuğla uzatıyor, usta bırakmadan yenisini vermiyordu. Ben de anladım ki, elimdekileri başkalarına verirsem, Allahü teala bana daha başkalarını gönderir, elimdekileri vermezsem yenisi verilmeyecek. Onun için elime geçeni veriyorum, verdikçe eksilmiyor artıyor, verdikçe yenileri geliyor" demiş.

Peygamberimiz "sallallahü aleyhi ve sellem" buyuruyorlar ki; Benden sonra ümmetimin başına gelecek iki beladan endişe duyuyorum. Biri; nefislerine tapacaklar. İkincisi; ölümü unutacaklar.

Bir tüccar hacca gidecekmiş, mübarek bir zâta sormuş. Kibirli ve parasına güvenir bir şekilde demiş ki; üçyüz tane altınım var, hacca gidip gelene kadar bunlar bana yeter mi ? Mübarek zat, bu para sana yetmez, ilave et, demiş. Tüccar gitmiş. Arkasından bir derviş gelmiş; Efendi hazretleri ben hacca gidiyorum, bana dua et, demiş. Selametle git, selametle gel, demiş. Talebeleri; Efendim birincinin parası çok, yetmez dediniz. İkincinin parası yok selametle git, selametle gel, buyurdunuz, ne hikmeti var acaba demişler. Mübarek zat; Birincisi parasına güvendi, ikincisi Allahü tealaya güvendi. Allahdan başka neye gönül bağlarsanız, Allahü tealadan başka neye güvenirseniz, o sizin başınıza bela olarak yeter, buyurmuş. Bu çok önemlidir. Allah var şeriki yoktur.

İSTATİSTİKLER

Bugün:516
Dün:2,404
Bu Ay:44,267
Toplam:13,408,217
Online Ziyaretçiler:7
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842