Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

Pınardan Damlayanlar - 337

Birgün Resulullah efendimizin "aleyhissalatü vesselam" huzuruna iki şahitle bir yahudi gelmiş. Ya Muhammed, 'aleyhissalatü vesselam' senin ümmetinden filan kişi gece geldi, ahırdan devemi çaldı. Şimdi deve onda, demiş. Deveyle beraber çağırın, buyurmuşlar. Deveyle beraber gelmiş. Yahudiye, şahidin var mı, buyurmuşlar. İki şahit varmış. (Bizim dinimizde itiraf ve şahit çok önemlidir). Şahitlere, bu deve kime aitti, buyurmuşlar. Şahitler de, yahudinin demişler. Müslümana dönüp, bu gece ahıra girip bu deveyi çaldın mı, buyurmuşlar. Efendim, vallahi billahi yapmadım, aklımdan bile geçmez demiş. Peki şahidin var mı, buyurmuşlar. Ya Resulallah, şahidim yok, demiş. Din hükmüne göre, şahitlerin verdiği bilgiye göre, deve yahudiye aittir, fakat hırsızın da cezası verilecektir. (O mübarek zât kalbinden düşünmüş ki; "Ya Rabbi, her gece Peygamberimize 'aleyhissalatü vesselam' yatmadan, uyumadan evvel, on salevat-ı şerife okurum. Eğer bu kabul edilmişse, bu deve konuşsun".) Tam hüküm verilirken, deve; ben de konuşabilir miyim, demiş. Deve konuştuğu anda, yahudi titremeğe başlamış. Deve; "Ya Resulallah, bunlar yalan söylüyorlar. Ben bu müslümanın devesiyim" demiş. Sonra yahudiler kaçmışlar. Bu sefer cenab-ı Peygamber "aleyhissalatü vesselam" buyurmuş ki; Bana günde on defa salevat-ı şerife getireni, Allahü teala dünyada bu sıkıntıdan kurtardığı gibi, ahirette de inşallah daha büyük sıkıntılardan kurtarır.

İSTATİSTİKLER

Bugün:47
Dün:1,580
Bu Ay:26,778
Toplam:13,620,696
Online Ziyaretçiler:2
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842