İmam-ı Rabbanî hazretleri buyurdular ki; Velîlerin hiçbiri, peygamber mertebesine varamaz. Velîlerin hiçbiri, Sahâbî mertebesine çıkamaz. İhlâs ile yapılan küçük bir iş, senelerce yapılan ibâdetler gibi kazanç (sevap) hâsıl eder. Her…
Makaleler
Allahü teâlâ, islâm dîninin kıyâmete kadar devâm edeceğini va’d etdi. Resûlullahdan “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” gelen din bilgileri, ikiye ayrılır: Beden bilgileri ve kalb bilgileri. Beden bilgilerini, ya’nî…
İmam-ı Rabbanî hazretleri buyurdular ki; Dünyâyı terk etmek iki türlüdür; birincisi, mübahların, zarûret mikdârından fazlasını terktir. Bu çok iyidir. İkincisi, haramları ve şüphelileri terkedip yalnız mübahları kullanmaktır. Bu zamanda bu…
İmam-ı Rabbanî hazretleri buyurdular ki; Cennet ile Cehennem’den başka ebedî bir yer yoktur. Cennet’e girmek için îmân ve dînin emirlerine uymak lâzımdır. Dünyâyı maksad edinmemeli. Dünyâ, nefsin arzularına yardımcıdır. Dünyâ…
İmam-ı Rabbanî hazretleri buyurdular ki; Seâdet, ömrü uzun ve ibâdeti çok olanındır. Seâdet-i ebediyyeye kavuşmak, peygamberlere uymağa bağlıdır. Sohbeti ganîmet bilmelidir. Sohbetin üstünlüğü, bütün üstünlüklerin ve kemâllerin üstüdür. Sünnet ile…
İmam-ı Rabbanî hazretleri buyurdular ki; Kalbin birçok şeyleri sevmesinin sebebi, hep o bir şey içindir. O da nefsdir. Kâfirlere kıymet vermek, müslümanlığı aşağılamak olur. Kelime-i tevhîd; putlara ibâdeti bırakıp, Hak…
Lokman Hakîm hazretleri buyurdu ki: Oğlum, horoz senden dahâ akllı olmasın! Hâlbuki o, her sabâh zikr ve tesbîh ediyor, sen ise uyuyorsun. Gece karanlığında güvercin, dallar üzerinde, Feryâd ile zikrediyor,…
Süfyân-ı Sevrî rahmetullahi aleyh buyurdu ki: Allahü teâlâ, seher vaktleri bir rüzgâr esdirir ki, istiğfâr ve zikr sesleri ile karışarak eser. Her gece, (Allaha ibâdet edenler yok mu, kalksınlar) diyen…
Alâeddîn-i Attâr hazretleri buyurdular ki; “Allahü teâlânın inâyeti ve Hâce Behâeddîn-i Buhârî hazretlerinin himmeti ile, müsâade edilseydi, bir nazarda bütün insanları vilâyet mertebesine kavuştururdum. En önce Allahü teâlânın ezelî inâyetini…
Kâdî Muhammed Zâhid hazretleri buyurdular ki; Dervişlik, yalnız bir yere çekilip oturmak, gökte uçmak, dağda ve mağarada bulunmak değildir. Dervişlik; gönlü, mâsivâdan, yâni Allahü teâlâdan başka herşeyden çevirmektir. Dünyâya düşkün…