Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

Âb-ı Hayat - 1878

Enver abiler buyurdular ki;
 
Bir gün hastanede Mübareklerin yanına gittim. Arkadaşlarımız odadan çıktılar. Biz baş başa yalnız kaldık. Kardeşim, otur biraz konuşalım, dediler. Tabii, kriz patlamış, her taraf toz duman. Herkes ümitsiz ve herkes kendi hâline ağlıyor. Hakiki manada İslamiyet'e hizmet eden varsa, bunların hepsinin başından bu tür sıkıntılar geçmiştir. En başta Peygamberimiz "aleyhissalatü vesselam" büyük sıkıntı çekmiştir. Onun çektiği sıkıntıyı hiç kimse çekmedi. Niçin? Çünkü, cenab-ı Hakkın dinine hizmet etmiştir. Efendim, asıl burada başka bir iş var. Cenab-ı Hak bizi imtihan ediyor. Ve bizi imtihan edenleri de imtihan ediyor, buyurdular.

Mübarek Hocamız buyurdular ki; Bize er lazım. Çünki er, peki der. Ama onbaşı, emir vermek ister. Hatta bir de misal verdiler. Birisi helaya girecek, orada bir görevli ve yanında da içinde su dolu beş-on ibrik. Adam herhangi birini alıp acele içeri girmek isterken, ibrikçi başı, dur, onu değil şu ibriği alacaksın, demiş. Adam sıkışık olduğu için o ibriği alıp acele içeri girmiş ve çıkınca da, merak ettim, o ibrikle bu ibrik arasında ne fark vardı da, bu ibriği almamı istedin, demiş. İbrikçi başı, müsaade et de burada da benim dediğim olsun, demiş.
 
 

İSTATİSTİKLER

Bugün:569
Dün:797
Bu Ay:12,903
Toplam:13,998,919
Online Ziyaretçiler:5
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842