Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

Âb-ı Hayat - 1884

Enver abiler buyurdular ki;
 
Allahü teala bir kuluna bir nimet verdi mi, o nimetin de izhar edilmesini sever. Yani, sabahleyin evde de konuştuk. Çünki, sabah çok rahatsızdım. Tam o sırada bir telefon geldi. Telefonda konuşan Enver abi, az evvelki Enver abi değil. Neşeli, gayet güler yüzlü. Hanımanne baktı, hanım baktı. Telefon bitti. Dediler, sen nasıl bir insansın. Deminki hasta adam, şimdiki bu neşeli adam !! Ne bu dediler. Dedim ki, müminin neşesi yüzündedir. Benim ne hakkım var onu üzmeğe. Adamcağız garib, telefon etmiş bir yerden. Enver abi neşeli olmak zorunda. Mahkûm ve mecbur. Ona üzüntü yakışmaz, olmaz. Ne yapacak Enver abi de, mecburen böyle.

Üç şey üç zümreye yakışmaz: Âmirlere sertlik, âlimlere mal sevgisi, zenginlere cimrilik.
 
 

İSTATİSTİKLER

Bugün:569
Dün:845
Bu Ay:19,562
Toplam:13,931,723
Online Ziyaretçiler:3
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842