Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

Âb-ı Hayat - 2042

Enver abiler buyurdular ki;
 
Büyüklerden istifade etmenin iki yolu vardır. Ya onların kalbine girersin yahut da onları kendi kalbine koyarsın. O zor, onlar kirli yerde oturmazlar. Nasıl gelsinler ki? Misafir gelse bile, insanın evini düzeltmesi lazım. Neresini düzeltecek, oturacak yer yok. Onun için en iyisi, bir hareketle onların kalbine girmek, onların sevgisini, ilgisini kapmaktır. Çünki, onların kalbine devamlı feyz geldiği için, o kalpte olanlar da o feyze kavuşurlar, o feyzi alırlar. Ve uyurken, gezerken, yerken, içerken, bakarsın ki, Allahü teala sana müthiş sevaplar ihsan etmiş, müthiş dereceler vermiş, günahlarını afv etmiş, senin haberin yok. Neden? O mübarek zât sayesinde. Peki, Mübarekler onların kalbine girmek için ne buyuruyorlar? Üç şey söylüyorlar. Kim bu üç şeyi yerine getirirse, benim kalbimde yeri var, buyuruyorlar. Nedir onlar? Kitaplarımı okuyun. Bunlar benim kitaplarım değil, Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarıdır. Bu kitapları anlatın, yayın. Çünki, eğer cihad etmezseniz, başınıza felaket gelir. Biz cihad edecek ne âlimiz, ne cengâveriz? Neyiz ki biz? Ama kitap verebiliriz veyahut da birisi veriyorsa, ona birkaç lira verir, yine yaparız. Yeter ki, içeride ateş olsun. O halde, İslamiyete hizmet etmemek için herhangi bir bahane yoktur. Senden ne ulemalık istiyorlar, ne silah, ne cephane. Ya bizzat kendin, ya da ne yaparsan yap, bu meseleye iştirak et. Çünki, ahirette iştirak edenlerin listesine girmezsen, seni kim kurtarır? Herkes orada birileriyle beraber olacak, sen kiminle beraber olacaksın? Onlarla beraber olacağım! Nasıl olursun? Eğer okumazsan, okutmazsan, din kardeşini Mübareklerin talebesi diye, Mübarekleri tanıyor, Mübarekleri seviyor diye sevmezsen, Mübarekler seni nasıl yanına alsın? Ayaklarının altında ez nefsini, din kardeşinin yanına git.
 
 

İSTATİSTİKLER

Bugün:90
Dün:1,033
Bu Ay:13,457
Toplam:13,999,473
Online Ziyaretçiler:4
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842