Âb-ı Hayat - 2527

Huzurpınarı ailesinin muhterem üyelerinin Cum'a gününü tebrik eder, müstecâb dualarınızı istirham ederiz efendim.
 
Allahü tealaya emanet olunuz efendim

ali zeki osmanağaoğlu


Geçmiş zaman olur ki, hayali cihan değer....
 
Bâzı hatıralar vardır ki, kalblere nakşeder. O hatıraları hatırlamak, Cennet hayatı yaşamak gibidir.

Enver abiler buyurdular ki;
 
Cem-ı zıddeyn muhâldir. Dolayısıyla, iki zıt şey biraraya gelemeyeceğine göre büyüklerin sevgisi, Allah sevgisi olduğuna göre kalbin normal yaşantısı da dünyâ sevgisi olduğuna göre, bunların ikisi bir arada olmaz. Onların sevgisi arttıkça, bu yavaş yavaş gider. İyi para, kötü parayı iter derler ya, onlara büyüklerin muhabbeti geldikce bu gider; geldikce bu gider, en sonunda bakar ki bu dünya sevgisi gitmiş. Mübârekler buyurdular ki; Gitdiği anda otomatikman kalb zikretmeğe başlar. Hiç uğraşmağa gerek yok çünki asıl maksadına kavuşmuş. Dolayısıyla adım adım söyleyelim; bir, biraraya gelmek şart. Biraraya gelince kitâb okumak şart. Çünki yazı, sohbetin yarısı kadardır. Yarım sâat Mübârekler ile sohbet etmek isteyen, hiç olmazsa bir sâat kitâb okursa, kitâb ile meşgûl olursa fiilen konuşmuş gibi fiilen görüşmüş gibi ecr alır, fiilen görüşmüş gibi feyz alır, istifâde eder. Efendim, nereden bileceğiz acaba feyz aldık mı almadık mı? Allah rahmet eylesin, Hasan Saçan abi onu Mübâreklere sordu. Dedi ki, efendim, biz nereden bileceğiz kabre gitdiğimiz zemân feyz aldığımızı, sohbet olduğu zemân feyz aldığımızı? Bunu bildiren bir alâmet var mı, diye sordu. Mübârekler de buyurdular ki; Tabii var efendim. Eğer kalbinizden dünyâ sevgisi azalıyor, çıkıyorsa; Allah sevgisi, âhiret sevgisi, din kardeşi sevgisi akıyorsa, geliyorsa, işte feyz, işte istifâde budur efendim, buyurdular.

Enver abiler, asırlarda ender yetişen çok müstesna bir insandı. Allahü teala rahmeti ile merhameti ile muamele eylesin inşallah.

FÎ emanillah