Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

Âb-ı Hayat - 2568

Enver abiler buyurdular ki;
 
Hocamız buyurdular ki; tıbbiyenin birincisi idim, ikinci sınıftayım. Birgün Efendi hazretleri bana baktılar, baktılar, baktılar, ne gördülerse, eczâcıya geç buyurdular. Annem bir tarafdan kendini yere atıyor, kız kardeşlerim bayılıyor, annem diyor ki, hakkım harâm olsun, sütüm harâm olsun. Allah Allah, daha yeni gitmişim Efendi hazretlerine, benim hâlim ne olacak ya Rabbi? Gittim, Süleymaniye câmi'isine giden yolun başına oturdum. Ya Rabbi, bir camiye giderken bir müslüman geçsin, gideyim onunla istişare edeyim. Bilmiyorum çünki. Derken birisi geldi. Selâm verdim. Efendim, birşey sorabilir miyim dedim. Buyurun, sorun, dedi. Benim bir hocam var, uzun da söyliyemiyorum, çünki seven var sevmiyen var Efendi hazretlerini o zemân. Evet dedi, kim? Efendim işte, Abdülhakîm efendi diyorlar. Yavaş, demiş. Bu zât seyyid Abdülhakîm Arvâsî mi? Evet efendim, o. Evet ne olmuş? O bana dedi ki, sen eczâcı ol. Eve geldim anneme söyledim annem herşeysini harâm etti. Kız kardeşlerim kendini yere attı, hatta biz doktor isteriz diye bayıldılar. Bu mübârek zât böyle söylüyor, annem, kardeşlerim böyle söylüyor. Ben ne yapayım efendim? El-cevâb; bin tane annen bir tarafa, bu mübârek zâtın sözü bir tarafa. Hem sen kurtulacaksın, hem annen de kurtulacak, kardeşlerin kurtulacak. Sen peki de. Efendim, işte o peki hepimizi kurtardı.
 
 

İSTATİSTİKLER

Bugün:51
Dün:456
Bu Ay:17,984
Toplam:14,269,066
Online Ziyaretçiler:2
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842