Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

HAZRET-İ EBÛ BEKR - 47 (Radıyallahü Anh)

HAZRET-İ EBÛ BEKR'İN VEFÂTI
 
Hazret-i "Ebû Bekir", göçünce bu dünyâdan,
Üzüntüye gark oldu, cümle eshâb o zaman.
 
Resûl'ün vefâtında olduğu gibi, yine,
Ağlama sesleriyle doldu bütün Medîne.
 
Bu haber erişince Aliyyül Mürtezâ'ya,
"İnnâ lillâh..." okuyup, başladı ağlamaya.
 
Techîz ve tekfînini, bizâtihî yaparak,
Şöyle hitâb eyledi, başında ağlayarak:
 
(Yâ Ebâ Bekr, kavuştun sen ebedî âleme.
Lâkin ayrılığınla, gark olduk biz eleme.
 
Sendin Resûlullahın, en yakın arkadaşı.
Sendin Onun mûnisi, müşâviri, sırdaşı.
 
Sen oldun o Resûl'ü ilk defâ tasdîk eden.
Sen oldun "ilk müslümân" olmakla şereflenen.
 
Herkesin îmânından, kuvvetliydi îmânın.
Sendin Resûlullaha, herkesten daha yakın.
 
Resûlullah, sana çok şefkatli davranırdı.
Hepimizden daha çok, seni azîz tutardı.
 
Hepimizin içinde, en fazla sen cömerttin.
Yaptığın hayırlarla, herkesten öne geçtin.
 
Her kimin derdi olsa, yetişirdin ânında.
Hicrette sen bulundun Peygamberin yanında.
 
İyilik ve ahlâkta ve vücût biçiminde,
Ona, en çok benzeyen, sendin eshâb içinde.
 
Söylerken herkes onun yalancı olduğunu,
Arslan gibi çıkarak, sen tasdîk ettin onu.
 
Herkes kötü söylerken Allahın Habîbine,
Sen ferahlatıyordun kalbini onun yine.
 
Herkes yalanlıyorken hem onun mîrâcını,
Yine sen tasdîk edip, aldın "Sıddîk" adını.
 
Öyle yakın idin ki Allahın Resûlü'ne,
Seni teşbîh ederdi, kulağıyla gözüne.
 
Herkes, Resûlullaha ederken muhâlefet,
Sen, mübârek kalbine verirdin yine kuvvet.
 
Bir arzûsu olsaydı, gelirdi önce sana.
Hep sen çâre bulurdun, cümle sıkıntısına.
 
Dînin ağır yükünü, çekmekten biz âcizken,
Hepimizin yerine, bu yükü taşıdın sen.
 
Bil ki, çok acı oldu vefâtın yeryüzünde.
"Şefâat" bekliyoruz, senden mahşer gününde.
 
Resûl'ün vefâtından sonra, hiçbir sahâbî,
Görmedi böyle acı, senin vefâtın gibi.
 
Kavuştuğun nîmetler, sana âfiyet olsun.
Rabbimiz, bizi senin yolunda bulundursun.)
 
Bu sözleri söylerken Allah Arslanı Alî,
Ağlayarak dinledi, onu cümle sahâbî.
 
Konuşması bitince, hepsi tasdîk ettiler.
(Yâ Alî, dediklerin, hepsi doğru) dediler.
 

Şiirlerle Menkıbeler

 

İSTATİSTİKLER

Bugün:356
Dün:377
Bu Ay:733
Toplam:14,297,077
Online Ziyaretçiler:3
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842