Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

HAZRET-İ EBÛ BEKR - 2 (Radıyallahü Anh)

ÇOCUĞUN YAŞIYACAK
 
Vâlidesi "Ümmül-Hayr Hâtun"un, önceleri,
Doğan çocukları hep, ölüyordu her biri.
 
Hazret-i "Ebû Bekr"i verince Allah ona,
Beytullah'a götürdü alarak kucağına.
 
Orada duâ edip, dedi ki: (Ey Allahım!
Bağışla bunu bana, yaşasın bu evlâdım.)
 
Beyt-i şerîf içinden, "Bir el" çıktı o zaman.
Bebeğinin elini sıkıca tuttu o an.
 
Ve gâibden bir nidâ edildi ki: (Ey hâtun!
Üzülme, sevin çünkü, yaşayacak bu oğlun.)
 
Bir gün de Resûlullah, sevgili eshâbiyle,
Otururken, Ebû Bekr arz eyledi Resûl'e.
 
Dedi: (Yâ Resûlallah, senin hakkın için ben,
Ömrümde hiçbir puta tapınmadım katiyyen.)
 
Hazret-i Ömer dahî bulunurdu orada.
Şöyle suâl eyledi, Sıddîk'a o arada:
 
(Niçin yemîn edersin Resûl'ün hakkı için?
Câhiliyyet devrinde bunca ömür geçirdin.)
 
O ise, sözlerine şöylece etti devâm:
Küçükken, puthâneye götürdü beni babam.
 
(Bunlar, senin ilâhın, secde eyle!) dedi ve,
Beni orada koyup, kendisi gitti eve.
 
O putlardan birine yaklaşıp ben bu sefer,
Bağırdım: (Karnım çok aç, bana biraz yemek ver!)
 
Cevap alamayınca, (Su ver!) dedim bu defâ.
Baktım, yine o puttan çıkmadı ses ve sedâ.
 
Bir taş alıp dedim ki: (Atarım bunu sana!
Eğer sen ilâh isen, mâni ol haydi bana.)
 
 
Yine ses çıkmayınca, taşı attım bu kere.
O put, yüzü üzeri devrildi hemen yere.
 
Az sonra babam gelip, gördü bu vaziyeti.
(Ne için böyle yaptın?) diyerek sitem etti.
 
Annem de öğrenince, görmedi bunda beis.
Dedi: (Kendi hâline bırakalım bunu biz.
 
Zîrâ bunun hakkında, bana, Allah katından,
Bir hitâb gelmişti ki, hiç çıkmaz hâtırımdan.)
 
Ben, anneme sordum ki: (Nasıl hitâb olundu?)
Dedi: Senin doğumun, vaktâ ki yakın oldu.
 
Gâibden, kulağıma ses geldi o esnâda.
Diyordu ki: (Ey hâtun, müjdeler olsun sana.
 
Zîrâ gâyet mübârek bir çocuğun doğacak.
Adı hem, yerde "Atîk", gökte "Sıddîk" olacak.
 
"Hazret-i Muhammed"e îmân eder hem de ilk.
O yüce Peygambere, olur hem yâr ve refîk.")
 
Hazret-i Ebû Bekir sözünü bitirince,
Gökten Cibrîl-i emîn nâzil oldu hemence.
 
Resûl'e, tam üç defâ dedi ki: (Ebû Bekir,
Bu anlattıklarını doğru söylemektedir.)
 
 
 

İSTATİSTİKLER

Bugün:299
Dün:359
Bu Ay:2,186
Toplam:14,298,530
Online Ziyaretçiler:5
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842