Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

Ahiret kazancı

Malik bin Dinar "rahmetullahi aleyh" hazretleri anlatır:
 
Bir sene nafile Hac yapmaya niyet ettim. Bu günlerde, bir harabenin yanından geçiyordum. Harabeye giden bir kadın gördüm. Birilerinden gizlenmek ister gibi etrafına bakıyordu. Derken ölü bir tavuğu koltuk altına yerleştirerek harabeden ayrıldı. Kadın evine ulaşana kadar ben de peşinden gittim. Kapıyı çaldı. Bir kaç çocuk gelip ona kapıyı açtılar ve: "Anne! bize bir şey getirdin mi?" diye sordular. "Evet, size bir tavuk getirdim. Şimdi pişiririm yersiniz" dedi. Bu olanlara hayret ettim. Kadının neden böyle yaptığını merak ettim. Sonradan seyyide olduğunu öğrendiğim o hanıma: "Seni az önce takip ettim. Ölü bir tavuğu aldığını gördüm. Ölmüş olan bir tavuğu yemek haramdır. Niye böyle yaptın?" diye sordum. O cevaben: "Günlerdir evde yiyecek bir şey yok. Komşumuz et pişirmişti. Etin kokusu çocuklarımı mahzun etti. Ben de bulduğum bu ölü tavuğu getirdim" dedi. Bunu duyunca perişan oldum, Hac için ayırmış olduğum takriben on bin dirhem parayı kadına verdim"
 
Hacılar döndüklerinde Malik'i görünce: "Ne zaman döndün? Biz seni Mina'da ve Arafat'ta gördük" dediler. Malik: "Ne tuhaf! Ben Kûfe'deydim" dedi. Bu sırada bir adam Malik bin Dinar'ın yanına gelerek: "Siz Malik bin Dinar mısınız?" diye sordu. "Evet" dedi. "Bu paralarını al, senin bendeki emanetindir. Bir gün Mina'da biz çadırdayken bir şahıs geldi ve: 'Kûfe ehlinden misiniz?' diye sordu. Ben 'evet' dediğimde; 'Kûfe'ye gittiğin vakit bu para kesesini Malik bin Dinar'a ver' dedi ve ayrıldı. Malik o paraları alıp saydığında tam olarak on bin dirhem çıktı; o gece rüyada bir ses duydu: "Bu dünyevî bir kazançtır, dünyadaki amelinin karşılığıdır. Ahiret kazancın da ayrıca muhafaza edilmektedir".
 
 

İSTATİSTİKLER

Bugün:46
Dün:492
Bu Ay:1,762
Toplam:14,210,044
Online Ziyaretçiler:2
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842