Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

Huzur Damlaları - 598

ABDULLAH-I İSFEHÂNÎ (Kutbüddîn-i İsfehbezî) "rahmetullahi aleyh" hazretleri buyurdular ki;

İlme çok önem verirdi. Talebelerini ve sevenlerini hep ilme teşvik ederdi. İlim husûsunda şöyle dedi:
Hazret-i Ali "radıyallahü anh" buyurmuştur ki:
Allahü teâlâya ilimsiz ibâdet eden kimse, değirmene bağlı merkep gibidir. Gün boyunca yürür, fakat hep aynı yerindedir.
Câhil de böyledir. Cehâletle, Allahü teâlâya çok çok ibâdet eder. Fakat bu ibâdeti, onun Allah indinde yakınlığını arttırmaz. Bâzan kul çok ibâdet yapar, fakat câhil olduğundan ibâdeti emre uygun olarak yapamaz, dolayısıyle boşu boşuna yorulmuş, meşakkat ve zahmet çekmiş olur. Bir iş, ancak emrolunduğu şekilde yapılırsa, ibâdet olur. Bu da ancak ilimle bilinir. Peygamber efendimiz "aleyhissalatü vesselam"; "İlim öğrenmek, her kadın ve erkek müslümana farzdır." buyurdu. Bu, sâhibinin îmânını, tevhîdini, amelini sahîh kılan, mutlaka bilmesi lâzım olan ilim, ilm-i hal bilgisidir. İnsanı tevhîde ulaştırmayan her ilim bâtıldır. Bu sebeple, ibâdetlerin ancak ilimle doğru yapılabileceği anlaşılmaktadır.
 

İSTATİSTİKLER

Bugün:857
Dün:845
Bu Ay:19,850
Toplam:13,932,011
Online Ziyaretçiler:4
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842