Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

Sana üç haberci geldi

Yakup aleyhisselâm Azrail aleyhisselâmla ahbaplık kurmuş. Sohbet ediyorlar, konuşuyorlar ama her gelişinde; "Ziyaretçi misin yoksa vazîfeli misin?" diye sorarmış. Azrail aleyhisselâm da her defasında; "Ziyaretçiyim" dermiş... Bir, iki, beş derken Yakup aleyhisselâm demiş ki: "Olur ya bir gün aniden vazîfeli olarak gelirsen sana çok kırılırım. Gelmeden önce haber ver, ben de ona göre hazırlıklı olayım." Hazret-i Azrail de; "Peki." demiş...

Bir gün yine gelmiş. Yakup aleyhisselâm; "Ziyaretçi misin vazîfeli misin?" diye yine sormuş. O da; "Vazifeliyim." demiş. Yakup aleyhisselâm demiş ki: "Allah Allah, hani sen vazîfeli olarak gelmeden önce bana haber verecektin?" Hazret-i Azrail; "Biz sözümüzde durduk ve sana üç haberci geldi." demiş... "Bir, Senin saçın bir zamanlar simsiyahtı, görüyorsun ki beyazlaşmış. Bu sana haberci olarak yetmez mi? Bu haberci değil mi?" Yakup aleyhisselâm; "Doğru söylüyorsun." demiş. "İki, Sen gençken, kanlı canlı iken bastığın yeri titretirdin. Şimdi bakıyorum gücün kuvvetin gitmiş, yürümekte bile zorlanıyorsun. Bu da bir haberci değil mi?" Yakup aleyhisselâm yine; "Doğru söylüyorsun, peki üçüncüsü ne?" diye sorunca Hazret-i Azrail; "Eskiden sen dimdik yürüyordun. Şimdi kamburun çıkmış eğilerek yürüyorsun. Bundan daha iyi haberci olur mu?" demiş. Yakup aleyhisselâm; "Ben bunların haberci olduğunu anlayamadım, maalesef öyle" demiş... Hazret-i Azrail; "O zaman, izin ver de şimdi vazîfemi yapayım." demiş ve emaneti almış... Azrail aleyhisselâm peygamberlerden izin almadan ruhunu almazdı.

 

İSTATİSTİKLER

Bugün:296
Dün:377
Bu Ay:673
Toplam:14,297,017
Online Ziyaretçiler:1
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842