Sevgili kul olmak için

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:

Bir kişi Cenâb-ı Hakk’ın sevgili kulu mu, yoksa değil mi? Bunu anlamanın yolu, Peygamber efendimize ne kadar benzediğimize bakmaktır. Sevgili kul olmanın yolu, Onun ahlâkıyla ahlâklanmaktır; çünkü Allahü teâlâ en çok Peygamber efendimizi seviyor. Bir hadis-i kudside buyuruyor ki: 
(Ey Resulüm, İbrahim’i halil [dost], seni de habib [sevgili] edindim. Senden daha sevgili hiç bir şey yaratmadım. Senin, benim indimdeki yüksek derecenin bilinmesi için, dünyayı ve dünya ehlini yarattım. Sen olmasaydın, kâinatı yaratmazdım.)

Allahü teâlâ indinde, ondan daha makbul, ondan daha sevgili kul yoktur. Ondan razı olması kesindir. Kim ona benzerse, ondan da elbette razı olur. Kim onu severse, onun sünnetine yapışırsa, ona benzemeye çalışırsa, onu daha çok sever. Nitekim Ehl-i sünnet âlimleri, (Mütâbeat gibi hiçbir üstünlük yoktur)buyuruyor. Mütâbeat, Peygamber efendimizin sünnetine tâbi olmak, yani ona uymak, onun ahlâkıyla ahlâklanmaktır. Peki, onun ahlâkı nasıl bir ahlâktır? Peygamber efendimiz bunu, (Rabbim beni terbiye etti) diye bildiriyor. 

Resulullahın vefatından nice seneler sonra gençler, yani Peygamber efendimizin son zamanlarına yetişenler veyahut da tabiinden olanlar, Hazret-i Aişe validemize geldiler, dediler ki:
— Ey annemiz, Resulullah efendimizin ahlâkından bize bir şeyler anlatır mısın? 

Hazret-i Aişe validemiz de buyurdu ki: 
— Onun ahlâkı, Kur’an ahlâkıydı. 

Kur’an ahlâkı ne demektir? Kur’an-ı kerimde Allahü teâlâ ne bildiriyorsa, ne buyuruyorsa, Resulullah, Kur’an-ı kerimin sanki şekillenmişi, tecessüm etmiş hâlidir. Onun, her hareketi Kur'an-ı kerime uygundu. Yani, Allahü teâlânın rızasına uygundu. Hiçbir fiili, hiçbir sözü, hiçbir hareketi Allahü teâlânın rızası dışında değildi. Öyle bir ahlâk ki, her şeyi Allahü teâlânın rızasına uygun. Onun için Peygamber efendimize benzemek, doğrudan doğruya Cenâb-ı Hakk’ın sevgili kulu olmak demektir. 

İşte evliya, hakiki Ehl-i sünnet âlimleri, Peygamber efendimize o kadar benziyorlar, Onun sünnetine o kadar yapışıyorlar, Onun dinine o kadar sarılıyorlar ki, artık onlar için Peygamber efendimize tâbi olmanın dışında herhangi bir harekette bulunmak mümkün değildir. Adeta Peygamber efendimizde fani olmuşlar. Ona zaten tasavvufta, (fena-firresul) yani Resulullah efendimizde fani olmak deniyor. Onun gibi oturmak, Onun gibi konuşmak, Onun gibi yatmak, Onun gibi dinlemek, Onun gibi söylemek... Her hâl ve hareketinde tam ve noksansız olarak Peygamber efendimize benzemek... Kimde teşekkül ederse, o Allahü teâlânın sevgili kuludur; çünkü Peygamber efendimize benzemekle, Allahü teâlânın razı olduğu ahlâkla ahlâklanmış oluyor. İşte ancak buna, sevgili kul denir.